|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 04 Şubat 2010 |
|
-Sis şehir ismi kuruluşundan itibaren geçen binlerce yıl içinde krallık veya devlet merkezi, Osmanlı döneminde de Sancak ismi oldu. -1923-26 yılarında da Kozan vilayetinin merkezi idi Sis şehri. 1928 yılında değiştirilerek Kozan yapıldı. -Sis şehrinin tarihi hafızası sayılan HÜKÜMET BİNASI 1926 yılında kimliği bilinmeyen kişiler tarafından yakıldı. Ve Sis’in tarihi hafızası ile ilgili binlerce belge ve defter yok edildi. -Sis şehrinde yanmış olayları yakından bilen 92 yaşı içindeki sayın Feyyaz GÜRALP, konuşurken bile “Daha fazla konuşmak istemiyorum” sözleri ile sitemlerini açıklıyor. -Sis kitabını yayınlamış bir tarihçi olarak yörenin yaşanmış olaylarına seyirci kalmam mümkün değildi.
- Sis, karanlığı anlatırsa da güneşin doğması gerçeklerin ortaya çıkması insanlığın bir garip hikayesidir
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 30 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 04 Şubat 2010 |
|
Yılankale’ye 27 Ocak 2010 Perşembe günü Emniyet mensupları ve öğrencilerle birlikte geziye gittim. -Yılankalenin üçüncü giriş kapısı üzerindeki kralın tahtta oturmuş kabartma heykeli ve arslan şekillerine dikkatle baktım. -Asıl ismi KOVARA kalesi olan Yılankale’de yaşananlar ile ilgili belgeler olmayınca sadece görüntüye bakarak yorum yapmak mümkün olabiliyor.
-Yılankale, Çukurova’da ayakta kalabilen sağlam tarihi eserlerden birisi…Aynı zamanda muhteşem bir görüntüye de sahip.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 28 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 04 Şubat 2010 |
-Misis’e 27 Ocak 2010 Perşembe günü ziyarete gittiğimde Arkeoloji Müzesinin bahçesinde yeni bulunmuş sınır taşını görme imkanım oldu. -Müzenin salon zemininde Nuh tufanı sonrası geminin Çukurova’ya geldiği hayvan ve kuşların yeniden dünyaya dağıldığı sahnesini gösteren mozayik tablosu var. -Misis, aynı zamanda Truva savaşlarına da katılan bir kumandanın ismini yaşatıyor. -Misis’te tarihi olimpiyatların yapıldığı stadyum’un taş koltukları görülebiliyor.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 24 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 25 Ocak 2010 |
|
-Youtube PROVAKATÖRÜ, kimliğini gizleyerek hakkımda hazırlamış olduğu saçma-sapan youtube filmi ile ALEVİLERE VE KÜRTLERE çirkin saldırılar yapmaktadır. -youtube filmiyle kimliğini gizleyen PROVAKATÖR son olarak EL-KAİDE müziğini kulandı. -Bu ülkenin saygın insanları olan ALEVİLERİ ve KÜRTLERİ, youtube sapığına kaşı protesto’ya davet ediyorum.
Geçtiğimiz hafta içinde fotoğrafımı, telefonumu ve internet sitemi kaynak göstererek “Alevilere çirkin hakaretlerde bulunan” yazılı metni youtube’den kısa film olarak servis yapan “PROVAKATÖR” hakkında Türk adaleti ve emniyet güçleri gerekli yasal izlemeyi yapmaktadır.
ŞİMDİ DE KÜRTLERE HAKARETİ GÜNDEME GETİRDİ!
Son olarak youtube’de 24 Ocak Pazar tarihi ile yeni bir youtube film servisi yaptı. Bu seferde Kürtlere hakaret yazılarına yer verdi. Türkiye’nin tarihinde Kürtler ve Alevilerden saygın insanlar her zaman dost ve kardeşlik ilişkileri içinde olmuşlardır. Amacı komplo olan bu provakatöre karşı herkesin uyanık olması ve onun tuzağına düşülmemesi gerekir.
PROVAKATÖRÜN MASKESİNİ İNDİRİYORUM
Hakkımdaki youtube filmini hazırlayarak servise koyan (Kimliğini gizleyen) provakatör hazırlamış olduğu filmde fon müziği olarak EL-KAİDE terör örgütü cihar şarkısını kullanıyor.
Adı GEÇEN PROVAKATÖR’ÜN YAPTIKLARINA KARŞILIK OLARAK BU ÜLKENİN SAYGIN İNSANLARI ALEVİLER VE KÜRTLERİ ORTAK TEPKİYE DAVET EDİYORUM.
NOT: ŞU ANDA link bağlantısını verdiğim: “ “http://www.youtube.com/watch?v=a3ZofMZXAH4”sitesine bilgi sahibi olmak için giren herkesi insanlık adına protesto etmeye davet ediyorum. İnsanlık onuru karanlık güçleri yenecek kadar güçlüdür.
Yorumlar (3) | Görüntüleme sayısı: 48 |
|
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 25 Ocak 2010 |
|
-Sabetay Sevi, 1626 yılında İzmir’de doğdu. 1666 yılında Tevrat’ta insanlığı kurtaracak olan Mesih olduğu yönünde mesajlar verdi.
-Osmanlı Padişahının huzurunda mucize gösteremedi, Yahudi doktorun uyarması üzerine “İslamiyete geçtiğini” açıkladı. Mehmet adını aldı. Saray memurluğu görevine atandı.
-Gizlice Yahudi mistisizmi olan kabala felsefesine bağlı olarak açıklamalar yaptı. Arnavutluk’a sürüldü. Ve Orada öldü. Taraftarları Bektaşi, Mevlevi tarikatları içine gizlendi.
-Sabetay Sevi taraftarı olan Yahudiler görünüşte İslam ama gerçekte Yahudi inancı üzerine “Dönme” olarak yaşadılar.
-Aşağıda Wikipedia Ansiklopedisinde yer alan Sabetay Sevi’nin hikayesi
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 44 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 25 Ocak 2010 |
-Selanik’te Sabetaistlerin kuruğu Fevziye Mektebinde okuyanlar, Osmanlı Masonluğu ve Sabetaist hareketin öncüleri oldular. -Atatürk’ün gittiği Şemsi Efendi Okulu’da aynı düşünceyle Yahudi asıllı ama Müslüman görünen “Şimon Zvi” (Şemsi Efendi) tarafından kurulmuştu. -Fevziye Mektepleri Balkan Savaşından sonra Türkiye’ye geldi ve İstanbul’da yeniden çalışmalara başladı. -Şişli Terakki Lisesi, Işık Üniversitesi aynı ekolün /düşüncenin üst eğitim kurumlarıdır.
MASON VE SABETAİSTLERİN OKULU
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 51 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 25 Ocak 2010 |
-Haçlı seferleri esnasında Kudüs’ün alınması için savaşan Tapınak Şövalyelerinin tarihi mirası üzerine 1717 yılında İskoçya’da Mason locaları kuruldu. -1730’lu yılarda ilk Mason Locası, Halep’e bağlı İskenderun’du yabancılar tarafından kuruldu. -19.yüzyıl ortalarında Kırım Harbinden sonra Osmanlı Devlet adamlarının çoğu Mason localarına girdi. -Osmanlı Padişahı V. Murat, İngiltere Kralı Edward’ın isteği üzerine 1872 yılında Mason locasına kaydoldu. -Seçkin yöneticilerin Mason olmasını sağlayan İstanbul’daki İngiliz ve Fransız Büyükelçileri, bu yöntemle Osmanlı Devletini’de kontrolleri altına aldılar. -Masonlar, 1909 darbesinden sonra İttihat ve Terakki Partisi aracılığı ile Osmanlı yönetimini ele geçirdiler. -İttihatçı Talat Paşa, aynı zamanda 1909 Türkiye Masonlarının da kurucusudur.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 49 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 19 Ocak 2010 |
|
“Youtube PROVAKASYONU” İÇİN SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU YAPILDI
Art niyetli insanların fotoğrafımı, telefonumu kaynak göstererek bilgim dışında kendi görüşlerini montajlayarak “ALEVİLERE HAKARET İÇEREN” filmi youtube servis yapanlar için Adana Cumhuriyet Savcılığına suç duyurunda bulunulmuştur.
Türkiye’de kendi inanç ve kültürleri gelenekleri ile saygın bir topluk olan Alevilere ancak saygı duyulur.
18 Ocak 2010 tarihinde Adana Cumhuriyet Savcılığına Youtube’deki yayınla ilgili suç duyurusu yapılmıştır. Şu an itibariyle Emniyet ve yargı şahsımı ve Alevileri hedef alan çirkin provokasyonu yapanların peşindedir.
Bu olaya ilgi gösteren insanlarımıza saygıyla duyurulur.
Cezmi YURTSEVER, Tarihci
Yorumlar (3) | Görüntüleme sayısı: 125 |
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 18 Ocak 2010 |
|
Youtube video paylaşım sitesinde adım, fotoğrafım ve cep telefonum kullanılarak “Alevilere hakaret” içeren yazı ve görüntüyü montajlayarak yerleştiren gerçekleştirilen çirkin provkasyonu planlayan ve gerçekleştirenleri şiddetle protesto ediyorum. Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliğini araştıran yazan ve yayınlayan özgür tarihçi kimliği ile Aleviler ve bu ülkenin saygın insanları Kürtlere karşı yapılabilecek her türlü aşağılayıcı calışmalara geçmişte oluğu gibi bu günde en saygın yazıları yazmaya devam edeceğim.
AVRUPADAKİ ALEVİ DERNEK VE LİDERLERE ÇAĞRI!
17 Ocak akşam saat 21 sıralarında şahsımı telefonla arayarak youtube’de adım kullanılarak gerçekleştirilen çirkin saldırıyı haberdar eden Avrupa’daki Alevi yöneticiler ve liderlere teşekkür ederim. Bilindiği üzere youtube Türkiye’de mahkeme kararı ile yasaklı bir site durumundadır. Olayın hukuki boyutları ve çözüm yolları konusunda kendilerinden yardımcı olmaları gerektiği düşüncelerimi buradan iletiyor ve kendilerine saygılarımı sunuyorum.
Türkiye’nin saygın ve akılı insanları her türlü provakasyon ve saldırılara karalamalara rağmen bu ülkenin birliği ve beraberliği konularında üzerlerine düşen işbirliğini yapacakları görüşündeyim.
Yorumlar (3) | Görüntüleme sayısı: 159 |
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 04 Ocak 2010 |
-Tarihci Cezmi YURTSEVER, Adana’nın düşman işgalinden kurtulması anısına 1912 yılında Çukurova’daki Padişah Abdülhamit’in Devlet çiftliğinin Fransızlara satılması ile ilgili Osmanlı Arşiv belgesini açıkladı.
-Çukurova’nın Fransızlara satılması haberi basın yayın organlarında geniş yankılar uyandırdı
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 147 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 01 Ocak 2010 |
BİZİM İÇİN MÜCADELE ŞİMDİ BAŞLIYOR -Mustafa Kemal, 1918 kasım ayı başında Adana’ya geldi. -Alman kumandan Liman von Sanders’ten Yıldırım Orduları Başkumandanlığı görevini devraldı.
-“Bizim için asıl mücadele şimdi başlıyor” mesajını vererek milli mücadelenin Adana’dan başlayacağını açıkladı.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 99 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 01 Ocak 2010 |
-Fransızlar, 17 Aralık 1918 tarihinde Mersin’e çıkarma yaptılar. Ertesi 18 Aralı günü de Adana istasyonuna gelmişlerdi. -Ermeni göçmenlerde Adana’ya geldi ve çadır kamplara yerleşti. -Fransız kumandanın ilk emri resmi binalardan ve okullardan Türk bayrağını indirin oldu. -Türkler işgal günlerinin acı gerçekleri ile karşı karşıya geldiler.
-Sayıları 5 bini bulan Ermeni silahlı lejyoner askerleri cinayetler işlemeye başladı.
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 141 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 01 Ocak 2010 |
|
-Haziran ve Temmuz 1920 aylarında Türklerin Adana şehir merkezinde Türk mahaller yakılmaya ve insanlar öldürülmeye başlandı. -Vali konağının güneyinden ve Seyhan nehrini izleyen Türkler, öncelikle Şeyh Cemil’in bulunduğu yere, sonra da Torosdağlarına doğru kaçmaya başladı.-Kaç kaç günlerinde gelinlik kızlar “Yastığım taş oldu” ağıdını söylediler.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 77 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 01 Ocak 2010 |
|
Fransız askererin Mersin'e gelişi
Fransızlar Adana’ya barış ve medeniyet getireceklerini söyleyerek işgali başlatmışlardı. -Uygulama esnasında sadece Türklerin hakimiyetini ortadan kaldırmak istedikleri kısa sürede görüldü.
-Fransız Kumandan Albay Bremond: “Kapitülasyon haklarını tam uygulamak için geldiklerini” açıkladı.
Fransız askererin Adana şehir merkezine törenle gelişleri
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 97 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 01 Ocak 2010 |
|
-Kasım 1920 ayı içinde Adana Ermenileri Kilise Başpapazı Sahak Efendi’nin çağrısına uyarak kısa zamanda Adana’yı kaçarak terk etmeye başladılar. -Ermeniler, Fransızları kendilerini mahvetmekle suçladı. -Atatürk, Ermenilere çağrıda bulunarak : “Ülkemizi terk etmeyin barış ortamında bir arada yaşayalım”dedi. -Ve o günlerde Taşköprü, Seyhan nehri ve Adana’nın Ermeni kaçışı sonrası sessiz halini gösteren fotoğrafı çekildi.
-Ermenileri taşıyan arabalar ırmak kıyısında dizilmişti.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 110 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 16 Aralık 2009 |
|
Kral Mouseleos adına yapılan anıtkabir
MOZOLE ANITI VEYA ANITKABİR
Gazi Mustafa kemal Paşa veya genel tanımlanmasıyla ATATÜRK 10 Kasım 1938 tarihinde vefat etti. Her canlı gibi hayatının sona erdiği anı yaşadı. Ve onun cesedi uzun yıllar Ankara’da Etnoğrafya Müzesinde bekletildi. Yani toprağa verilmedi. Vücudu mumyalanmıştı, çürümesini önlemek için.
1953 yılında Atatürk’ün naşının bulunduğu sanduka açıldı. Hükümet üyeleri son kez cesede baktılar. Ve arkasından yapılan trenle Anıtkabir’e yani “Mozoleye” nakledildi.
Kimdir Mozole!
Antik dönem İyon kraları içinde adı geçen Kayra kralı Mouseleos’un Türkçeye çevrilmiş halidir. M.Ö.351 yılında öldüğünde onun anısını sonsuza dek yaşatmak için ilahlaştırmak istediler. Heykeli hazırlandı ve onun adına kız kardeşi ve aynı zamanda yaşarken de eşi (evli ve karısı) olan Artemision anıt mezar yapımını başlattı. Yıllar sonra “MOZOLE” anıtkabiri ortaya çıktı.
Şimdi sormak gerekiyor: -Atatürk için ölümünden yılar sonra tanrılaştırılmak istenen bir insan İonyalı(Yunanlı) kral Mouseleos’un anıtı örnek alınarak Ankara’da Anıtkabir neden yapıldı. Ve Atatürk’ün yattığı yere de MOZOLE adı verildi!
Bu sorunun kısa cevabı: Anıtkabir, İyonyalı ve Kayra Kralı Mouseleos’u ilahlaştırmak için yapılan MOZOLE anıtı ilham alınarak yapıldı. İslam inancına bağlı Türk milletinin tarihinden kültüründen gelen değerler yok sayıldı. Anıtkabir yapımına üst düzey mason üstadı muhteremleri olan bir grup insan karar verdi. Bu gerçeğin ışığında Anıtkabir, Masonların Atatürk’ü ilahlaştırmak isteme düşüncesinin ürünüdür.
Aşağıdaki heykel, hayatta iken "kızkardeşi ile evlenen" Mouseleos'a aittir
…………………………………………………………………………………………………
Aşağıda Wikipedia Ansiklopedisinde Kral Mouseleos ve anıtı hakkındaki bilgileri sunuyorum
Yorumlar (2) | Görüntüleme sayısı: 202 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 16 Aralık 2009 |
|
Anıtkabir için örnek alınan model, klasi bir mason tapınağı özeliği taşır
Washington'daki mason tapınağı örneği bina
Anıtkabir'in yapılış yıları
İlk kez 1996 yılı içinde ziyaret etmiştim Anıtkabir’i… Ailem ile birlikte Adana’an yola çıkıp, Pozantı-Niğde-Ürgüp yolunu izleyerek gelmiştim Ankara’ya… Mesleğim gereği Tarih öğretmeni olmanın verdiği duygularla sevgi ve saygılarımı sunacak ve dua edecektim Türkiye’’nin kurucu lideri Gaz Mutafa Kemal’e…
Anıtkabir’e adım attığımda yürüyüş yolunun kıyısına arslan başlı heykelleri gördüm. Sanki gelenlere “hoş geldin” der gibiydiler. Sonra ağır ağır ilerleyerek Mozolenin bulunduğu sütunlar içinde bulunan asıl Anıtkabir bölümüne yaklaştım. Eşim ve çocuklarım da benimle beraber idi. Atatürk’ün mezar taşı olarak kabul edilen mermer bir lahitin yanına geldiğimde herkesin sessizce yürümekte olduğunu gördüm. Askerler nöbette ve gelenleri e gözlemci olarak izliyorlardı. Lahit yakınında iken inandığım değerler uğruna hayattan göçmüş (vefat etmiş) Mustafa Kemal için dua ettim.
Sonra Anıtkabir’de bulunan Atatürk’ün okuduğu kitapları, kullandığı eşyaların bulunduğu salonları da gezdim. Ve kafamda hep bir soru işareti kaldı:
- Atatürk ölmemiş miydi?
- Aynı zamanda İslam ülkesi olan Türkiye’de Atatürk’ün islam inancına bağlı gösteren en küçük bir işaret veya sözcük neden yoktu!
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 365 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 22 Kasım 2009 |
|
- 1909 yılında Adana’da Ne Oldu! Konulu Ermeni Diaspora kuruluşu Gomidas ile işbirliği yapan Sabancı Üniversitesinin ortak konferansı 6-7 kasım 2009 tarihlerinde sonuçlandı. Ve gelişmeler basına yansıdı.
- Aşağıda Doğan Haber Ajansında yer alan haber metnini sunuyorum:
Yorumlar (5) | Görüntüleme sayısı: 285 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 15 Ekim 2009 |
|
İnternet ortamında 25 Eylül 2009 tarihnde şahsıma gelen bir mesaj bir köy öğretmenin kendi mesleki alanında en güzel olan duygu ve düşünceleri paylaşması idi. Ve mesajda yer alan şu sözler de anlamlı idi: “
SAYIN HOCAM;
SİZİN TARİH-ÇUKUROVA TARİHİ ALANINDA ÖZELLİKLE DE ERMENİ İLİŞKİLERİ ALANINDA YAPTIĞINIZ ÇALIŞMALARI TAKDİR EDEN VE ESERLERİNİZDEN FAYDALANAN BİR MESLEKTAŞINIZIM.
ÖĞRENCİLERİME TÜM SINIRLI İMKANLARIMIZA RAĞMEN MİLLİ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZİ BENİMSETMEYE, ONLARDA TARİH BİLİNCİ OLUŞTURMAYA GAYRET EDİYORUM;
ANCAK ONLARA VERDİKLERİMİ DAHA SOMUT HALE GETİRECEK, BAKIŞ AÇILARINI GENİŞLETECEK FARKLI BİR SOLUĞA İHTİYAÇ DUYMAKTADIRLAR.
SİZİN NE KADAR MEŞGUL OLDUĞUNUZU, KOŞUŞTURDUĞUNUZU ÇOK İYİ BİLİYORUM; ANCAK HADDİM DE OLMAYARAK YAVRULARIM ADINA SİZDEN BİR DİLEKTE BULUNUYORUM.
LÜTFEN ÖĞRETMENLERİNDEN BAŞKA HİÇBİR BİLGİ KAYNAĞI OLMAYAN VE BİZLERDEN BAŞKA TARİHE AÇILAN PENCERESİ KALMAYAN KÖY ÖĞRENCİLERİME O SOLUK SİZ OLUN.
Yorumlar (4) | Görüntüleme sayısı: 250 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 26 Eylül 2009 |
|
Adanalı gazeteci ve yazar sayın Aytekin Gezici, Fransız Albay Bremond’un Adana şehir merkezinde Abdülfettah adındaki Kuvayı Milliyeciyi öldürmesi olayını yorumladı ve tepkisini gösterdi. Aşağıda sayın Gezici’nin yazısı: Adanalı Abdülfettah’ı Taşköprü üzerinde namaz kılarken kim? niye ve nasıl öldürdü? Yüzüne tükürün diye yayınlıyoruz bu resmi!
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 387 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 23 Ağustos 2009 |
|
Öğretmen Volkan UYSAL ve öğrencileri
-Pozantı’da öğretmenlik yapan Volkan UYSAL adındaki öğretmenimiz, tarihci Yurtsever’e Kuvayı miliye kahramanı Besim Alaybeyoğlu ve mücadelesini yansıtan belgelerin kopyalarını gönderdi. -Belgeler içinde Osmanlıca olarak yazılmış olanı bir Türk şehidinin Adana Kalekapısı yakınında kulağının dibine kurşun sıkılması ve öldürülmesini açıklıyordu. -Belgelerdeki bilgiler sayesinde karanlıkta kalan bir tarihi olay aydınlandı.
-Volkan UYSAL hoca’ya sonsuz saygılar.
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 248 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 31 Temmuz 2009 |
|
Adana’dabahardan kalma ılık bir gündü: 26 nisan 2009 cumartesi günü. O gün şehirmerkezinde Adanalı yerel tarihçiler bir panel ortamında buluşarak “1909 YılındaAdana’da ne oldu” konusunu tartıştılar. Toplantı bitiminde İstanbul’dangelen sayın Orhan Ketenci ile tanışma imkanımız oldu. Orhan Bey, ataları olanKüçükalioğullarının Çukurova tarihindeki yeri ve bağlantıları hakkında bilgileralmaya gelmişti. Kısa görüşmemizden sonrasayın ketenci Payas’a gitti. Ve orada Küçükali Türkmen beyleri ailesinden gelenBestami Bey ile buluştu
Yorumlar (2) | Görüntüleme sayısı: 418 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 15 Mart 2009 |
|
"RECEP TAYYİP ERDOĞAN FAMİLY ROOTS...A DOSSİER ABOUT ERDOĞAN FAMİLY HİSTORY DOCUMENTS"
-Osmanlı Arşiv Araştırmaları ile elde edilen belgeler ve tarihi gelişim araştırmalarına göre Recep Tayyip Erdoğan Türk asıllı “Bagatlı” Türklerine mensuptur.
-Erdoğan’ın isyancı davranışları atalar kültüründen devralınan mirastır. -Erdoğan’ın dedesi Bagatlı Teyyup, 1917 yılında Rus askerlerine karşı gerçekleşen direnişte hayatını kaybetmiştir.
-Erdoğan’ı “Gürcü etnik kimliğinde gösteren” Wikipedia ansiklopedisinde yer alan görüşlerin değiştirilmesi gerekir.
Sayın Başbakan ERDOĞAN, -Neden "Türküm"diyemez!..
Yorumlar (15) | Görüntüleme sayısı: 4837 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 27 Ocak 2009 |
|
"SAVE TURKISH FLAG FROM ENEMY ATTACKİNG"
-Adana’yı işgal eden Fransız yönetiminin ilk ve önemli çalışması Türk bayraklarının indirilmesini sağlamaktı. Ve bu yönde kararlar alındı. -Okullardan ,kamu binalarından Türk bayrağının indirilmesi dayatmasına karşı Türk yöneticiler ve Valilik mücadele verdi. -Gelişmeler Osmanlı Hükümeti tarafından da protesto notası olarak Fransa’ya duyuruldu.
-Bayrak mücadelesini esas alan Osmanlı Arşiv belgelerini yayınlıyoruz.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 210 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 06 Ocak 2009 |
Akdeniz TV çekim ekibi ile birlikte 18 Aralık 2008 tarihinde Çukurova’nın orta yerindeki Camili köyüne geldik. Belgesel çekim için sayın Zafer Geyik, Coşkun, Serkan, Öner ile birlikte Camili köyünde 15 haziran 1920 tarihinde Ermeni kamavorların saldırısına uğrayarak haritadan silinen Türk köyünün hikayesini ayrıntıları ile anlatan belgesel filmin çekimini gerçekleştirdik. Aynı olayda saldırıya uğrayan Rifat Kodal ailesinin tarihi çiftlik binasından görüntüler de belgesel kapsamına alındı. Akdeniz Tv için başarılı bir çalışma idi. Camili köyündeki Avni Çavuş'un savaştığı mağara
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 207 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 14 Ekim 2008 |
|
"15 000 TURKS SOLDİERS BLİNDED İN PRİSONER CAMP İN EGYPT"
-1. Dünya Savaşı sonunda Arabistan cephesinde 150 bin Türk askeri esir düştü.
-15 bin Türk askeri Mısır’da Esir Kampında “cerasol”banyosuna sokuldu, gözleri kör edildi.
-Yahudi kadın casus Sara AAranson, 25 bin Türk askerinin başını yaktı
-Filistin topraklarında 50 bin Türk askerinin toplu mezar belgeleri bulundu.
Filistin topraklarında (şimdiki İsrail denetimindedir) Türk askerlerinin toplu mezarı ve başındaki İngilizler
Yorumlar (8) | Görüntüleme sayısı: 1656 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 24 Eylül 2008 |
|
GERÇEKLER “TOROSLARDA GÖRÜŞÜRÜZ” KİTABINI YAZARKEN ORTAYA ÇIKTI.
Karaisalı bölgesinin tarihini araştırma çalışmalarım esnasında 1917 yılında Osmanlı ordusunda teğmen olarak olarak görev yapan Hasan adındaki askerin “Kara Bomba” müfrezesine kurarak Toros geçitlerinde düşman güçleri ile ölümüne mücadele ettiğini öğrendim. Hasan, savaş ortamında Arabistan çöllerinde Filistin cephesinde iken giydiği baş örtüsünü hiç çıkarmamıştı. Ve de omzunda kurşun yarası vardı. Arkadaşlarının da hemen hepsinin vücutları kurşun ve bomba izleri ile delik deşikti. Hasan ve arkadaşlarının Filistin’den Çukurova’ya Karaisalı dağlarına uzanan “kahramanlık destanlarını” konu edinen TOROSLARDA GÖRÜŞÜRÜZ kitabını gözyaşları dökerek yazdım.

esir Türk askerleri
İlaçlı suda banyo yaptırılarak gözleri kör edilenler
Yorumlar (17) | Görüntüleme sayısı: 3224 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 14 Eylül 2008 |
|
"PADİŞAH ABDÜLHAMİT ÇİFTLİK SOLD FRENCH COMPANY"
"OTTOMAN STATE İS SELLİNG ÇUKUROVA TO FRANCE İN 1912"
Haziran 2008 tarihi içinde Osmanlı Arşivinde Çukurova Tarihi hakkında araştırmalar yaptım. Ve 1912 yılında Osmanlı ülkesinin en büyük çiftliği olan mercimek Anavarza çiftliğinin Fransız şirketlere 75 yıl süreyle satıldığı bilgilerine ulaştım. -Fransız şirketler, araziyi doğrudan ele geçirmek için Adana’ya mühendisler başkanlığında komisyon gönderdiler. Durmuş adındaki köylü Osmanlı İçişleri Bakanlığına protesto telgrafı çekti. Cemil adındaki şahıs da Fransızları Ceyhan nehrinde boğarak öldüreceğini açıkladı. Ve Fransızların Çukurova’yı satın almayı amaçlayan çalışmaları durdu.
-Fransa’nın 1918 yılı Aralık ayında Çukurova’yı işgal etmelerinin asıl sebebi çiftlik arazisine doğrudan el koymaktır.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 957 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 19 Ağustos 2008 |
Kahraman Kara Fatma Hatun, Bozdoğan Aşiret beyinin kızı. Kalender Paşa'dan sonra Andırdın ve Maraş yöresinde 1820-1865 yılları arazsında hükümdarlık yaptı. Kırım Harbine eskerlyeri ile katıldı. Dünya basının gündemine geldi. Mezarı Andırın Tokmaklı köyünde dere kıyısındadır.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 369 |
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 20 Haziran 2008 |
|
"TURKİSH HİSTORİAN YUSUF HALAÇOĞLU FALSAFİCATİON ARTİCLE ON ULUCAMİ HİSTORY"
-Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Türk Tarih kurumu Başkanıdır. Ve son yıllarda ermeni soykırım konusunda yaptığı çalışmalarla kamuoyunun yakından izlediği değerli bir Tarihcimizdir. -Ancak Halaçoğlu, Adana Ulucamisinin tanıtımı konusunda yazdığı yazılarla “Uydurma belgeler” kullanarak toplumu yanıltmıştır. -Halaçoğlu’nun yanlış bilgiler vermesinin sebebi, 1965 yılında kitap yayınlayan Adana Müze Müdürürü’nün hatalı tespitlerine dayanmasıdır.
-Halaçoğlu’nun en kısa zamanda Adana Ulucami hakkındaki yanlışlarını düzeltmesi gerekir.
Yorumlar (12) | Görüntüleme sayısı: 7113 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 12 Haziran 2008 |
|
"THOUSANDS MOSQUES SOLD İN TURKEY BETWEEN 1935-50"
Türkiye’de 1924 yılında çıkarılan Tevhidi Tedrisat Yasası ve onu izleyen 1935 tarihli Vakıf taşınmazlarını elden çıkarma yasa uygulamaları çerçevesinde 3.000’i aşkın cami ve mescit satıldı, özelliğine son verildi. -Cami ve mescit satma işlemi İstanbul, Bursa, Maraş, adana, Antep, Urfa ve Konya’da İslam/Osmanlı izlerini ortadan kaldırmak için yapıldı. -İstanbul’daki Ayasofya camisinin de kapatılmasında aynı amaç vardır. -Camilerin satılması olayının perde arkasında Türkiyeyi “Batılı-Laik devlet” olarak şekillendirmek isteyen Masonik zihniyet mensupları vardı. Çünkü o dönemde Türkiyenin yönetimi onların elinde idi.
-Türkiye’nin yakın dönem tarihine 1935-50’li yıllar arası “camilerin satılması” konusu eklenebilir mi!
Fatih'in Rumelihisarında yaptırdığı camiden kalan minare
Yorumlar (5) | Görüntüleme sayısı: 1688 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 04 Haziran 2008 |
|
"WHY OTTOMAN ARCHİEVES DOCUMENTS SOLD TO BULGARİA?
-Mayıs 1931 tarihi içinde İstanbul Defterdarlığı,”Evrakı metrukeyi tasfiye etme” düşüncesi kapsamında Osmanlı döneminden kalan 1.5 milyon tarih belgesini okkası 3 kuruş 10 paraya kuru ot ve saman fiatına Bulgaristan’a sattı. -Türk Tarihi Arşiv belgelerini satma işini M.Tekfuryan adındaki bir Ermeni şirket sonuçlandırdı. -Türkiye’nin her yerinde (il, ilçe. Köy) Osmanlı’dan kalan arşiv belgeleri yakıldı veya yok edildi, elden çıkarıldı. Yakılanlar arasında Arap harfleri ile yazılmış el yazması Kuran'ı Kerimler bile vardı. -Arşiv belgelerini satma işinin sorumlusu 1920’li yılların başlarından 1946 yılına gelinceye kadar devlet yönetiminin tepesinde bulunan Mustafa Abdülhalik Renda ve arkadaşlarının onayı ile gerçekleştirilmişti. -Ve Abdülhalik Renda, “ünlü bir masondu”. Tarihin gündeminde gerçekleştirilenler “Türk milletinin tarihine ihanet idi” ama bu suçlamayı yakıştırmayı hiç kimse üzerine almadı.-Resmi tarih çelişkilerle dolu acı gerçekleri görmek istemedi.
-Türkiye’de resmi tarihin savunucusu “fırıldak tarihciler" gerçekleri açıklayabilir mi!
Abdülhalik Renda, Osmanlı Arşivini Bulgaristan'a satışına onay veren ünlü mason
Yorumlar (6) | Görüntüleme sayısı: 1584 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 31 Mayıs 2008 |
Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı cihan devletinin en büyük hükümdarı idi.-Rus asıllı karısı Hürrem Sultan ile damadı Rüstem Paşa’nın entrikaları sonucu oğlu Mustafa adına düzenlenen “sahte mektupları” araştırma gereği duymadı. -Duygularına esir oldu, öz oğlu Mustafa’nın öldürülmesini emretti.-Rüstem Paşa’nın Sadrazamlığı 15 yıl kadar sürdü. Öldüğünde serveti sayıldı, Osmanlı ülkesinin en zengini olduğu anlaşıldı. Tarihçi Peçevi Rüstem Paşa’nın “Uçan kuştan bile rüşvet alarak” kesesini doldurduğunu yazdı.-Osmanlı Kanuni zamanında “Arşı alaya” yükselmişti, ama padişahın ayakları yere basmıyordu, gerçekleri ise hiç göremiyordu!-Osmanlı rüşvet ve iltimas belası ile içten çürümeye çökmeye başlamıştı bile… Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan "kum heykel"
Yorumlar (2) | Görüntüleme sayısı: 2685 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 14 Mayıs 2008 |
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 1769 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 14 Mayıs 2008 |
|
Macar ressam Hristiyan kralar gibi başında taç bulunan ve kulağına küpe takmış haliyle Yavuz Sultan Selim’in portresini çizer.-Osmanlı sultanları özel eşyaları içinde hiç böyle bir taç yoktur. Gerçeği de yansıtmaz. Yavuz7un kulağına küpe taktığı görüşleri de hayalidir.
-Ve Türkiye’de devlet, yıllardır Yavuz’un küpeli resmini ders kitaplarında yayınlayarak öğrencileri yanıltmaya devam eder.
Yorumlar (7) | Görüntüleme sayısı: 1682 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 12 Mayıs 2008 |
|
"SECRET DOCUMENTS ABOUT TURKİSH SABETAİST FOLLOWERS"
Sabetaistliğin kurucusu Sabetay Sevi’nin soyundan gelen torunu Ilgaz Zorlu, Rahşan Ecevit’in asıl isminin “Raşel” ve Sabetaist olduğunu açıkladı.
-Benzer şekilde Gazeteci Mehmet Barlas’ın eşi Canan Barlas için de Sabetaist asıllı açıklamasını yaptı. -Türk Masonlarının büyük çoğunluğu Sabetaistlerin “Kapani” kolundan geliyor.-Fahri Korutürk başta olmak üzere Türkiye’de seçilen Cumhurbaşkanlarının önemli bir kısmı da Sabetaist idi.-Türkiye’de “İslam inancını” baskı altına alarak devre dışı bırakmayı amaçlayan “katı Laiklik” söylemleri ve "ATATÜRKÇÜLÜĞÜN DİNE KARŞIYMIŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ"nde Sabetaistlerin önemli yönlendirmesi var. -Türkiye’de ordu kumandanlarından önemli bir kısmı da Sabetaist inancına bağlı. -İstanbul’da Sabetaistler için Bülbülderesi mezarlığı var. Ve ilginç yazılar görüntüler yer alıyor. Not: Ilgaz zorlu açıklamalarından dolayı mahkemede yargılandı ve savunmasını ayrıntılı olarak yaptı. Türkiye’de Sabetay inancından Yahudi dinine mahkeme kararı ile geçen tek şahıs Ilgaz Zorlu’dur.
Aşağıda Sayın Ilgaz Zorlu’nun Türkiye’deki Sabetaistlerin maskesini indiren mahkeme savunması dosyasını sunuyoruz
ILGAZ ZORLU
Yorumlar (11) | Görüntüleme sayısı: 25276 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 12 Mayıs 2008 |
|
Günümüz Türkiyesini yöneten en büyük güç olarak bilinen Sabetaistlerin önderi “gizli Yahudi ve dönme” Sabetay Sevi’nin hayat hikayesidir.
Yorumlar (6) | Görüntüleme sayısı: 2149 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 12 Mayıs 2008 |
|
-Türkiye’de 2003 yılında Sabetaist hahambaşılığı resmen kuruldu. Şimdiden Ege bölgesi çoğunlukta olmak üzere 10’u aşkın Sabetay havrası açıldı. Bu sayının 100’e ulaşması için çalışmalar sürdürülüyor. Adana’da bile Sabetay Havrası açılması çalışmaları sürdürülüyor.
-Türkiye’de Dışişleri, Basın, Siyasi Partiler ve Mason localarında Sabetaislerin rolü oldukça fazla.
-Atatürk’ü küçük yaşta babası Ali Rıza Efendi, Sabetaist olan Şemsi Efendi Okulu’na niçin gönderdi.
Yorumlar (7) | Görüntüleme sayısı: 2423 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 02 Mayıs 2008 |
|
-1890’lı yılların sonlarında geldi Osmanlı ülkesine. Anadolu’yu Arabistan topraklarını yıllardır dolaştı. Barzani, Talabani, Suudiler, Şerif Hüseyin dahil çok sayıda aşiret reisleri ile görüştü. Onları para ve silah yardımı ile “satın aldı” İngiltere’ye bağladı. -Casus Lawrence emir vererek Şam-Medine hicaz demiryolu hattının havaya uçurulmasını sağladı. Filistin’de şehit düşen 10 binlerce Türk askerinin ölümünden sorumlu idi. -Kışkırttığı Şerif Hüseyin’e bağlı Arap isyancılar, Türk askerlerinin karnını “cembiye” adı verilen hançer saplayarak midede para aradılar. -Sevgilisi albay Wylie’nin Çanakkale savaşında öldürülmesinin intikamını Ortadoğu topraklarında almış oldu. -O’nun hikayesi “ŞİFRE” kitabında ayrıntıları ile açıklandı. -Türkiye’deki “resmi tarih” onun adından hiç bahsetmedi, İngiltere ile dostluk ve çıkar ilişkilerine zarar gelmesin diye… -Türkiye’de toplumu “masonların yön verdiği” tarih anlayışı ile uyuttular ve uyuşturdular.
Yorumlar (11) | Görüntüleme sayısı: 1043 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 01 Mayıs 2008 |
|
-Elde ettiğim bilgi ve belgeleri dünya kamuoyu ile paylaşmak için internet sitesi de açtım. -Şu anda ülkemiz ve dünyanın her yerinden site’ye yoğun bir giriş tartışma ve yorum yapma hareketi başladı. -Adana’dan Figen Fırtına ve arkadaşları, Andırınlı tarih meraklısı öğrencilerin yakın desteği ile sitenin izlenme sayısı hızla tırmanışa geçti.
-Site, ortak düşünceyi paylaşanların sesi olarak dünyada yankılar bulacaktır. Yardımcı olan arkadaşlara sonsuz saygılar ve teşekkürler.
Yorumlar (90) | Görüntüleme sayısı: 3666 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 29 Nisan 2008 |
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 391 |
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 28 Nisan 2008 |
|
-Atatürk’ün huzurundaki “Fırıldak tarih meraklıları” Hun Türklerinin bayrağı olarak sarı kumaş üzerine ejder görünüşünü yerleştirdiler. -Cumhurbaşkanlığı forsundaki Hun Devleti bayrağı böylece kabul edildi. -Bugüne kadar Hun Türklerinin ne başkenti ve ne de bayşrakları hakkında bir belge ve nesneye ulaşılamadı. -Tarih kurumu Başkanı Prof. Halaçoğlu, Tarihci Yurtsever’in bu konudaki dilekçesini “kulak arkası” etti!
-Türkiye’de kamuoyu yıllardan beri Hun Bayrağı konusunda yanıltılıyor.
Vahşet ve barbarlığın simgesi Yecüc Mecüc kavminin hayali ejder bayrağı nasıl Büyük Hun evleti bayrağı olarak kabul edildi!
Yorumlar (7) | Görüntüleme sayısı: 3300 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazartesi, 28 Nisan 2008 |
|
-Tarihci Afet İnan, mimar Sinan’ın Türk ırkından olduğunun kanıtlanması için Mimar Sinan’ın türbesinin açılarak kafatasının ölçülmesini istedi. -Uzman tarihciler Mimar Sinan’ın türbesini açtılar. Kafatasını ölçtüler. Ölçüm sonuçları Türk ırkının “Brakisefal” kafatası özelliği taşımadığı görüldü. Kafatası bir torba içinde Ankara’ya götürüldü. Türk büyükleri kafatası müzesinde sergilenmek üzere. Ancak yıllar geçmesine rağmen Müze açılmadı. Kafatası da kaybedildi!
-Mimar Sinan’ın türbesinin açılarak kafatasının yerinde olup olmadığı kamuoyuna açıklanmalıdır.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 2339 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Salı, 15 Nisan 2008 |
|
-Gazi Mustafa Kemal Paşa, Kasım 1918 başlarında Adana’ya geldi. Yıldırım orduları kumandanlık görevini Alman asıllı Liman von Sanders’ten devr aldı. -Adana’da kaldığı günlerde yaverleri ile birlikte toplu fotoğraf çektirdi. Ayrıca çektirdiği bir fotoğrafında aldığı madalyaları göğsüne yerleştirdi.
-Kalpaklı fotoğrafınının kartpostal baskısı yapılmasını kabul etti. Ve üzerine de İslam Peygamberi Hz. Mumammed’e saygı ve bağlılık sözlerini yazdırdı.
Yorumlar (17) | Görüntüleme sayısı: 21604 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Çarşamba, 09 Nisan 2008 |
|
-Andrın ilçesi şehir merkezi yakınından geçen kervan yolunun kıyısında tarihi bir mezar taşı dikkat çeker
-Mezar 1895 yılında Ermeniler tarafından öldürülen Abaza Durdu Bey'e aittir.
-Durdu Bey öldürüldüğü anda başında bulunan fes şekli mezar taşına yansımıştır.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 658 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Pazar, 06 Nisan 2008 |
- Karsantıoğlu’nun casusu Piç Hasan Menemenci Bey’i Ahmet’in evini yaktı, sonra da öldürdü.
-Menemenci Aşireti olaydan 9 yıl sonra (1808’de) Karsantıoğlu’na Göç çekmeye (meydan savaşı) karar aldı. Savaşı Menemenciler kazandı.
-Karsantı köylerine baskın düzenlendi, insanların kellesi kesildi. Cami eşiğindeki kuyuya kondu!

Yorumlar (2) | Görüntüleme sayısı: 1592 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 05 Nisan 2008 |
|
-Serfiraz Sultan'ı Cazibesine kapılan Padişah Abdülmecit masrafı bir düğünle evlendi. - Serfiraz Sultan'ın lüks harcamaları, Saray Entrikalarına karışması, en görkemli sarayda yaşama isteği, ancak Avrupa'dan borç para alınarak karşılanabildi.
-İstanbul'da Saray Halkı ve paşalar saltanat sürerken Anadolu insanı aç ve perişandı.
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 1544 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cumartesi, 05 Nisan 2008 |
|
Osmanlı'nın ekonomik çöküşü beraberinde fakirlik, cahillik ve sosyal sarsıntıları getirdi.Türk kadınlarının çalıştırıldığı ilk Genelev 1915 yılında açıldı.Fosforlu Cevriye sözleri fahişe Türk Kadınları için kullanıldı.
İstanbul düşman işgaline uğradığında yabancı askerlere bedenlerini teslim eden çok sayıda Türk/Müslüman kadın vardı.
Yorumlar (12) | Görüntüleme sayısı: 7198 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 04 Nisan 2008 |
-ABD Kongresi yüksek fiat vererek Almanya’daki bir manastır arşivinde bulunan 1507 yılında çizildiği ve “America” kıta isminin en erken yazılı olduğu ileri sürülen montajlanmış sahte haritayı tarihi belge olarak yayınladı ve dağıttı. -National Geographic, Waldsee müller’e ait olduğu ileri sürülen haritanın gerçeğini ise saklamayı tercih etti.
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 1226 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Cuma, 04 Nisan 2008 |
|
- -Dünyadaki Küresel güçlerin başkanı olarak bilinen David Rockefeller, kimlik kartında kendisini “Dünya Devlet adamı” olarak ilan etti. -ABD’nin süper güç olarak dünyayı yönetmesinin arka planındaki organizasyonlarda onun imzası vardır. -ABD’de 20’yi aşkın çok uluslu şirketin koordinasyonunu yapar, yönlendirir
-Irak’taki gelişmelerden de o sorumludur.
Yorumlar (5) | Görüntüleme sayısı: 1718 |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 03 Nisan 2008 |
- Şimdi Vakıflar İdaresi, adeta savaş açarak ellerinde tapu bulunan köylülerin arazilerini zorla ele geçirmenin mücadelesini veriyor.- Zengin insanlar, Ramazanoğlu soyundan geldiklerini belgeleyerek vakıflardan maaş almak istiyor.- Ramazanoğlu Vakfını kuran Piri Mehmet Paşa’nın kemikleri sızlıyor!
Yorumlar (5) | Görüntüleme sayısı: 1094 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 03 Nisan 2008 |
|
Türkiye ve Arap Topraklarını batılı ülkelere bağımlı yapan Kırmızı Hat haritası 1928 yılında Ermeni Gülbenkyan tarafından çizildi.
Türkiye’nin Kerkük ile ilgili kırmızı çizgileri var deniliyor ama… Şimdi yerle bir olmuş durumda!...
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 1009 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 03 Nisan 2008 |
|
Milli mücadelenin başarıyla bitirilmesinden sonra bağımsız Türkiye’nin dünyada tanınması için Lozan görüşmeleri başladı.
Lozan görüşmelerinde Türk delegeler arasında anlaşmazlık çıktı, Dr. Rıza Nur’un görevine son verildi.
Yahudi Hahambaşı Haim Nahum Efendi, İnönü’nün Baş danışmanı oldu ve anlaşma imzalandı.
Kıbrıs, adalar, Irak sınırı konularında Türkiye önemli kazanımlara seyirci kaldı.
Lozan anlaşmasının gizli tutanakları da günümüze kadar yayınlanmadı.
Yorumlar (6) | Görüntüleme sayısı: 2170 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cezmi YURTSEVER
|
|
Perşembe, 03 Nisan 2008 |
KRİSTOF KOLOMB’UN KEŞİF HARİTASI DEĞİŞTİRİLDİ!
Piri Reis’in 1513 tarihinde çizimini gerçekleştirdiği dünya haritasının Amerika kıtasını gösterir parçası ve üzerinde yazılı olan bilgiler ve şifrelerin çözme çalışmaları sonrasında Osmanlıya bağlı gemicilerin Afrika’nın batısındaki Okyanusu aşarak 4 bin mil uzaklıktaki Antilya ülkesine hicri 870 yılında miladi karşılığı 1465 yılında ulaştıkları açıklanıyordu.
Yorum Yazın | Görüntüleme sayısı: 1327 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Çarşamba, 26 Mart 2008 |
“Zina ilişkisinden kaynaklanan cinayet suçundan Karsantılı Ayşe, 10 Mayıs 1938 tarihinde Adana’da Yağcami önünde idam edildi. Zina’ya idam cezası devlet kararıyla gerçekleşti. İdam infazı binlerce insanın gözleri önünde gerçekleşti.
Yorumlar (10) | Görüntüleme sayısı: 1437 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazartesi, 24 Mart 2008 |
-Atatürk’ün gizemli dünyasında olanları öğrenmek üzere Macar asıllı ünlü artist ve güzellik kraliçesi Ja Ja Gabor, Burhan Belge tarafından Türkiyeye getirildi. -Gabor, Mustafa Kemal ile 6 ay kadar birlikte yaşadığını açıklayan hatıralarını yazdı ve yayınladı. -Gabor’un ABD gizli servisine Türkiye hakkında verdiği raporlar Arşivlerden çıktı. -Gabor’u Türkiyeye getiren ve Mustafa Kemal’in yatak odasına kadar sokan geliyşmelerin arkasında bulunan Burhan Belge ünlü bir masondu.
Yorumlar (54) | Görüntüleme sayısı: 17181 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazartesi, 24 Mart 2008 |
Eşkiyabaşı İnce Memed ve arkadaşları Torosdağlarında Tuvaras vadisinde vuruldular. Cesedi at sırtında kasabaya getirildi. -Yaşar Kemal, Safiye Mehmet ve arkadaşlarının topluca öldürülmeleri olayına tanıklık etti. Ve yıllar sonra bu olayı İnce Memed romanına kaynak olarak aldı. -Şahıs isimlerini kısmen değiştirdi, Yer isimlerini de aynen verdi.
Yorumlar (7) | Görüntüleme sayısı: 2407 |
|
Devamını oku...
|
|